Birleşmiş Milletler bünyesindeki uluslararası kuruluşlar tarafından hazırlanan kapsamlı bir rapor, Gazze'deki insani ve ekonomik tablonun ciddiyetini gözler önüne serdi. Gıda ve Tarım Örgütü, UNICEF ve Dünya Gıda Programı ortaklığıyla yayımlanan son Entegre Gıda Güvenliği Aşama Sınıflandırması raporuna göre, bölgede geçtiğimiz aylara kısmi bir rahatlama yaşanmasına rağmen halkın temel yaşam malzemelerine erişimindeki büyük sıkıntılar devam ediyor.
Açıklanan verilere göre, Gazze'deki toplam nüfusun yaklaşık yüzde 67'sine denk gelen 1,4 milyon kişi, halen kriz seviyesinde veya daha vahim koşullarda akut gıda güvensizliğiyle mücadele ediyor. 212 bin civarında vatandaşın ise doğrudan acil durum şartları altında hayatta kalmaya çalıştığı raporda açıkça vurgulandı. Özellikle kuzey kesimler ile Deyr el-Belah ve Han Yunus gibi stratejik bölgelerde, yetersiz beslenmenin kritik uyarı seviyelerine ulaştığına dikkat çekildi.
Rapor, son dönemde sağlanan bazı ateşkes mutabakatları ve insani yardım koridorlarındaki hareketliliğin durumu bir nebze olsun hafiflettiğini kaydetti. Mayısta 1,5 milyon kişiye gıda kolisi dağıtıldığı, 700 bin insana nakit desteği sunulduğu ve küçük yaştaki çocukların büyük kısmına beslenme yardımı ulaştırıldığı bildirildi. Ancak bu yardımların nitelik, nicelik ve beslenme çeşitliliği açısından yetersiz kaldığı; taze gıda ile protein kaynaklarının teminindeki istikrarsızlıkların krizi derinleştirdiği ifade edildi.
Gelecek dönem için öngörülen ihtiyaçlar ise alarm verici boyutlarda bulunuyor. Önümüzdeki bir yıl içerisinde on binlerce çocuğun akut yetersiz beslenme tedavisine, binlerce anne adayının ise özel beslenme desteğine ihtiyaç duyacağı hesaplanıyor. Bölgedeki tarım arazilerinin ezici bir çoğunluğuna erişilememesi ve deniz ürünleri avcılığındaki yasaklar, yerel üretimin yeniden ayağa kalkmasını engelliyor. Uluslararası fonların hızla tükenmeye başladığı uyarısında bulunan BM organları, kalıcı barış tesis edilmediği ve finansal destekler artırılmadığı takdirde milyonlarca insanın yaşamının büyük bir tehlike altında kalmaya devam edeceğini belirtti.